Suskun Söz video enstalasyonu ve Düğüm Kayıtları sergisi arasındaki kavramsal bağ; belleğin katmanlaşması, unutmamak için bırakılan izler ve varlıkların birbirine olan derin bağlantısallığı üzerine kuruludur.
Bu iki çalışma arasındaki temel kavramsal bağları şu başlıklar altında detaylandırabiliriz:
1. Bellek ve Kayıt Tutma (Khipu Metaforu)
"Düğüm Kayıtları" sergisi, adını İnkaların düğüm atarak bilgi kaydettiği üç boyutlu iletişim sistemi olan Khipu metaforundan alır.
- Düğüm Kayıtları: Sanatçının unutmamak veya unutulmamak için bıraktığı görsel ve Düşünsel izleri (düğümleri) temsil eder.
- Suskun Söz: Bu kayıt sistemi içinde kelimelerle ifade edilemeyen, "dille kelimeyle söylenemeyenlerin" görsel ve işitsel bir aktarımıdır. Video, bu sessiz ama yoğun varoluşun "kaydını" tutar.
2. Akışkan Oluş ve Sabit İz Diyaloğu
Sergi genelinde sabit formlar (resimler, baskılar) ile akışkan süreçler (videolar) arasında bir diyalektik kurulmuştur.
- Diyalog: "Düğüm Kayıtları"ndaki sabit monotype baskılar ve alıntılar içeren tül yüzeyler, geçmişin kalıcı işaretlerini simgelerken; bu yüzeylere yansıtılan Suskun Söz videosu, yaşamın sürekli değişim ve oluş (becoming) halindeki akışkanlığını temsil eder.
- Katmanlaşma: Tüllerin şeffaflığı sayesinde video görüntüsü ile metinler üst üste biner; bu da geçmiş, şimdi ve geleceğin birbirinden ayrılmaz olduğu zamansal bir süreklilik yaratır.
3. İlişkisellik ve "Ağ" Kavramı
Her iki çalışma da Alfred North Whitehead’in "evrendeki her şeyin birbiriyle etkileşim içinde olduğu" fikrine yaslanır.
- Bağlantısallık: "Düğüm Kayıtları"ndaki her bir düğüm farklı bir anlam ve ilişkiyi imlerken, Suskun Söz videosundaki doğal devinimler izleyiciyi bu "uçsuz bucaksız ağın" bir parçası olmaya davet eder.
- Heterotopik Uzam: Projeksiyonun tül katmanları arasından geçerek mekana yayılması, izleyicinin kendi bedenini de esere dahil ettiği, farklı gerçekliklerin üst üste bindiği heterotopik bir uzam oluşturur.
4. Eşik ve "Ara"da Kalma Hali
Sanatçı, her iki çalışmada da izleyiciyi bir eşik (threshold) deneyimine çeker.
- Suskun Söz, bilinen gerçekliğin ötesindeki potansiyellere açılan bir "umut kapısı" veya "portal" görevi görür.
- Düğüm Kayıtları ise bu eşikte duran insanın, sınırsız evrendeki sınırlı konumuna rağmen "yapıp etme inadını" ve varoluşsal çabasını belgeler.
Özetle; Suskun Söz, "Düğüm Kayıtları" sergisinin kuramsal olarak tartıştığı "bellek sızıntılarını" ve "zamanın süreksizliğini", izleyicinin içinde nefes alabileceği atmosferik bir deneyime dönüştüren kilit bir bileşendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder